Ana içeriğe atla

Küçükbaş Hayvanlarda Gebelik Toksemisi

  Geçenlerde başıma geldiği için araştırma yaptığım bir konu. Bir koyunumuzu gebelik toksemisi nedenyile kaybettik. Doğumuna 15 gün kalmıştı. 3 kuzu ve 1 koyun zararımız var bu hastalık nedeniyle. 



   Gebelik toksemisi genellikle gebeliğin son döneminde görülen bir hastalık. Sebebi, tabiri caizse genellikle çoklu gebeliğin anayı tüketmesi. Gebelik toksemisinin ketozisle karıştırılmaması gerekir. Temelinde farklı hastalıklardır. Benim burada anlatacaklarım kendi araştırmalarım ve yaşadıklarımdan anlattıklarımdan ibarettir. Eğer bir sorun varsa mutlaka veteriner hekiminize başvurun. Ben veteriner hekim değilim. Kesinlikle veteriner hekim desteği almanızı öneririm.

   Çoklu gebelik, hayvanın kondisyonunun düşük olması, hayvanın fazla yağlı olması, yemleme hataları, gebeliğin son döneminde hayvanın soğuk havaya maruz kalması gibi nedenler bu hastalığın sebebi olabilir. 

  Koyun ve keçilerin hayatını devam ettirmesi için gereken glikoz miktarı 100 gr'dır. Gebeliğin son döneminde çoklu gebelikle birlikte bu glikoz ihtiyacı %80 artar. Zaten gebelikten kaynaklı rumen daralması yaşayan hayvan bu ihtiyacını beslenme yoluyla karşılayamaz ve durum daha kötü bir hal alır. Bu ihtiyaç üretici tarafından karşılanmazsa hayvanda sürüye uyumsuzluk, zayıflama gibi belirtiler görülmeye başlar. İlerleyen dönemlerde ise körlük, koma hali, kas titremeleri gibi belirtiler görülür. Hastalığın bu dönemine gelen hayvanın kurtarılma şansı malesef %5 civarındadır. 

  Gebelik toksemisi olduğunu nasıl anlarız diye soranlar varsa aslında anlayabilmenin en iyi yolu nefesini koklamaktır. Hayvanın verdiği nefes aseton gibi kokar. Bununla birlikte diğer kriterler de oluşmuşsa gebelik toksemisi tanısı koymak mümkündür. 

   Erken dönemde fark edilirse, hayvana dışarıdan glikoz ve enerji takviyesi yapmak hayvanı rahatlatabilir. Yine hipokalsemi durumu olmaması için kalsiyum desteğinde bulunulabilir. Bizim koyun geç dönemde olduğu için bu söylediklerimi yapsak da malesef kurtaramadık. 

  En başta da dediğim gibi eğer böyle bir durum varsa mutlaka veteriner hekiminize danışın. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarımsal İşletmelerde Gelişim Sorunları

    Türkiye'de her gün bütün haberlerde tarımın sorunları konuşulur. Kimileri çözüm önerileri sunarken, kimileri de sadece dert yanar. En büyük dertleri ise "Çiftçiler para kazanamazken, pazar fiyatları neden bu kadar yüksek?" olur. Suç genellikle ya çiftçilerde ya da aracılar da kalır. Bu yıllardır böyle süregeldi, bundan sonra da böyle gideceğe benziyor. Ben bugün bu yazımda tarımsal işletmelerdeki gelişim sorunlarını kendi fikirlerimi sunarak anlatmaya çalışacağım.     Bildiğiniz gibi ben de bu sektörün içinde 5 yıldır aktif olarak faaliyet göstermekteyim. (Bilmiyor da olabilirsiniz. 😀) Yani bu sorunların bazılarını da kendim yaşadım. Tarımda yaşanan en büyük sorunları 4 ana maddede sınıflandırabiliriz. Bunlar: 1. Ekonomik Sorunlar 2. Verim Düşüklüğü 3. İşletme Ölçeklerinin Sürdürülebilir Boyutlarda Olmaması 4. Siyasal Sorunlar     Bu maddelerin her biri aslında başlı başına birer makale, blog yazısı olacak başlıklar. İlerleyen zamanlarda heps...

Bir Traktör Macerası: Deutz Fahr 4065E

        Aslında Youtube kanalımı takip edenler izlemiştir. Alan da pişman almayan da başlıklı bir video paylaşmıştım. Birçok kişiden olumlu ve olumsuz tepkiler alan videoda 2018 yılında aldığımız traktörümüzün başımıza neler getirdiğini anlatmıştım. Bu yazımda da traktörle ilgili genel bir değerlendirme yapacağım.     Öncelikle videoyu izlemeyenler için video:                                                                                           Bu da çektiğim tanıtım videosu:  Bu videoları izledikten sonra değerlendirme yazımıza geçelim.     Öncelikle traktörle ilgili bilgi vermeliyim. Traktör 72 hp 3 silindirli sdf motoruna sahip ve 265 nm torku var.   ...

Tarımda Kooperatifleşmenin Önemi

   Ülkemizde maliyetler altında ezilen ve ürettiği üründe söz hakkı olmayan üreticilerimizin bu düzenden üreterek çıkmanın tek yoludur kooperatifler. Kooperatifler, çiftçinin ürettiği ürünleri aracılar olmadan pazara sunabildiği, çiftçilerin bir araya gelerek kurduğu kuruluşlardır.    Ülkemizde kooperatifler amacına uygun olarak işletilmediği için çok sayıda batan kooperatif vardır. Bunlara bakarak kooperatiflerin zararlı olduğunu söylemek yanlış olur. Kooperatiflerin kötü gözle görülmesinin diğer bir nedeni 1950'li yıllardan sonra üreticilerin örgütlenerek kooperatifler kurması, siyasette aktif rolü olan siyasetçiler tarafından hoş karşılanmadı. Kooperatiflerin komünist yuvası olduğunu sürekli dillendirerek halkın kooperatiflere karşı ön yargılı olmasına neden oldular. Bu da üreticilerin kooperatifleşerek bir araya gelmesine engel oldu. Böylece kendi düzenlerini de sürdürdüler.     Günümüzde geldiğimiz noktada ise market ve pazar fiyatlarındaki fahiş ...