Ana içeriğe atla

Neryem Ana'nın Zeytinyağlı Sabunları

    Merhaba,

    Geçenlerde Dikili'nin Çukuralan Köyü'nde buğday ekimi yaptık. Dönüşte yorgunluk çayı içelim diye Kozak Çayı'nı geçtikten sonra Kaplan Köyü'ne doğru gelirken küçük çitlerle çevrili bir yer var: Neryem Ana'nın yeri.  


Not: Buğday ekme videosu ve Kozak Çay'ını görmek için videoyu izlemelisiniz. Buğday Ekme Videosu

   Gencer Abi ile beraber oraya uğrayıp birer çay içtik. Çay içerken de orada Neryem Ana sabun kaynatıyordu. Bir yandan da onu izledik. Kendisi acı zeytinyağlarını toplayıp, kendisinin yine acı diye tabir ettiği aslında sonradan öğrendiğim Sodyum Hidroksit kullanarak bunları kalıp sabun haline getiriyordu. 



   Zeytinyağı ve Sodyum Hidroksit Karşımı


   Kendisine nasıl yaptığını sorsam da bana anlatmak istemedi. Aslında bu ülkemizdeki ustaların genel sorunlarından biridir. Kendinden başkası da bu işi öğrenirse kendisine bir daha gerek kalmayacağını düşünürler. Eğer bilgilerini başkalarına anlatırsa kendi adının diğer nesillere aktarılacağını nedense düşünülmez. Belki de çıraklık - ustalık ilişkisinin sonunu getiren budur. Siz ne dersiniz? 

   Neryem Ana ürettiği sabunları kendi yerinde gelen müşterilere satıyormuş. Doğal ve sağlıklı sabuna ulaşmak ve güzel çayınızı çam ağaçlarının verdiği doğal güzellikler altında yudumlamak için siz de Neryem Ana'yı ziyaret edebilirsiniz. 


Oraya ulaşmak için iki seçeneğiniz var. 1. si Dikili - Ayvalık yolu üzerinde Nebiler Şelalesi (Nebiler yol ayrımından devam ederek Çukuralan Altın Madeni yoluna girmek. Bu yoldan ise madene gelmeden Kozak yönüne döndükten sonra 1 -2 km sonra oraya ulaşacaksınız.


2. seçenek ise Kozak Yaylası'nda Kaplan Köyü'ne gidip oradan Çukuralan Köyü'ne doğru gittiğinizde yine 1 - 2 km sonra Neryem Ana'nın Yeri'ne ulaşacaksınız. 


Eğer Ayvalık - Dikili - Bergama üçgenine düşerse uğrayabileceğiniz bol temiz havalı küçük bir mekan. 







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarımsal İşletmelerde Gelişim Sorunları

    Türkiye'de her gün bütün haberlerde tarımın sorunları konuşulur. Kimileri çözüm önerileri sunarken, kimileri de sadece dert yanar. En büyük dertleri ise "Çiftçiler para kazanamazken, pazar fiyatları neden bu kadar yüksek?" olur. Suç genellikle ya çiftçilerde ya da aracılar da kalır. Bu yıllardır böyle süregeldi, bundan sonra da böyle gideceğe benziyor. Ben bugün bu yazımda tarımsal işletmelerdeki gelişim sorunlarını kendi fikirlerimi sunarak anlatmaya çalışacağım.     Bildiğiniz gibi ben de bu sektörün içinde 5 yıldır aktif olarak faaliyet göstermekteyim. (Bilmiyor da olabilirsiniz. 😀) Yani bu sorunların bazılarını da kendim yaşadım. Tarımda yaşanan en büyük sorunları 4 ana maddede sınıflandırabiliriz. Bunlar: 1. Ekonomik Sorunlar 2. Verim Düşüklüğü 3. İşletme Ölçeklerinin Sürdürülebilir Boyutlarda Olmaması 4. Siyasal Sorunlar     Bu maddelerin her biri aslında başlı başına birer makale, blog yazısı olacak başlıklar. İlerleyen zamanlarda heps...

Bir Traktör Macerası: Deutz Fahr 4065E

        Aslında Youtube kanalımı takip edenler izlemiştir. Alan da pişman almayan da başlıklı bir video paylaşmıştım. Birçok kişiden olumlu ve olumsuz tepkiler alan videoda 2018 yılında aldığımız traktörümüzün başımıza neler getirdiğini anlatmıştım. Bu yazımda da traktörle ilgili genel bir değerlendirme yapacağım.     Öncelikle videoyu izlemeyenler için video:                                                                                           Bu da çektiğim tanıtım videosu:  Bu videoları izledikten sonra değerlendirme yazımıza geçelim.     Öncelikle traktörle ilgili bilgi vermeliyim. Traktör 72 hp 3 silindirli sdf motoruna sahip ve 265 nm torku var.   ...

Tarımda Kooperatifleşmenin Önemi

   Ülkemizde maliyetler altında ezilen ve ürettiği üründe söz hakkı olmayan üreticilerimizin bu düzenden üreterek çıkmanın tek yoludur kooperatifler. Kooperatifler, çiftçinin ürettiği ürünleri aracılar olmadan pazara sunabildiği, çiftçilerin bir araya gelerek kurduğu kuruluşlardır.    Ülkemizde kooperatifler amacına uygun olarak işletilmediği için çok sayıda batan kooperatif vardır. Bunlara bakarak kooperatiflerin zararlı olduğunu söylemek yanlış olur. Kooperatiflerin kötü gözle görülmesinin diğer bir nedeni 1950'li yıllardan sonra üreticilerin örgütlenerek kooperatifler kurması, siyasette aktif rolü olan siyasetçiler tarafından hoş karşılanmadı. Kooperatiflerin komünist yuvası olduğunu sürekli dillendirerek halkın kooperatiflere karşı ön yargılı olmasına neden oldular. Bu da üreticilerin kooperatifleşerek bir araya gelmesine engel oldu. Böylece kendi düzenlerini de sürdürdüler.     Günümüzde geldiğimiz noktada ise market ve pazar fiyatlarındaki fahiş ...